Birliktelikler

Sabun köpüğü muhabbetlere kurban edilemeyecek kadar önemli büyük bir konu bu birliktelik meselesi. Neden mi? Çünkü insanlar, geniş gönüller ile dar hayatlar yaşıyor. Kötü giden bir birliktelik diğerlerini zorluyor.  Çünkü hiç kaçamadığımız bir şey. Mutlaka biriyle, bir şeyle, birileriyle birliktesin.

Bazen bir notebook ile, bazen bir bira şişesi ile, bazen sade kahve ile, bazen bir iş arkadaşı ile, bazen sıkıldığın bir arkadaş ile. Geçmişte, şimdiki zamanda, gelecekte hep birlikteyiz. Okumaya devam…

En Büyük Rakibin Sensin!

İşimin en güzel yanlarından biri hatırı sayılır derecede insan tanımaya imkân vermesi. ETKİN BİLGİ olarak her yıl eğitim verdiğimiz ciddi bir kitle var. Bu bana, farklı disiplinlerde yetişmiş, farklı dünya görüşleri olan bir sürü insanla sohbet etme fırsatı sunuyor. Birçok insanı, işletmeyi, iş yapış şeklini yakından tanıyor ve gözlemliyorum. Üstüne danışmanlık yaptığım firmalarda farklı insan tipleri ile çay-kahve sohbetleri de eklenince bir renk cümbüşüne sahip olduğum söylenebilir.

Bu haftaki yazım insan, insanın gelişim yolculuğu ve motivasyon üzerine. Kafamı çok karıştıran bir düşünce bulutunu özetlemek zor olacak ama niyet edince özetlemeye yarayan araçlar da kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Bakalım benim gözlemlerim nelermiş?

Okumaya devam…

4-4-2 mi 3-5-2 mi?

takımİşim gereği birçok şirketin iç yapısını gözlemleme fırsatı buluyorum. Klasik bilgi sistemi ve yönetim sorunları ile uğraşıyor olsak da genel olarak insan, ve ikisini bir araya getiren organizasyon başlıklarında büyük problemler yaşıyoruz.

Şimdi bu üçlüye biraz yakından bakalım.

İşi değiştirecek halimiz yok. Yapılması gerekenleri zaten piyasa, rakipler ve müşteriler belirliyor. Bu koşulları gerektiğince fark edemediğimiz zaman zaten rakiplerden geri kalıyoruz. ( Bu kısmını şimdilik yok sayalım, yani her şeyin farkında olduğumuzu düşünelim. )

Geriye insan ve insanların iş ile ilişkisini kuracak organizasyon kalıyor. İşte yönetim biliminin konuşturulacağı yer burası.  Okumaya devam…