YapılMAyacaklar Listesi

Yeni yılı karşılarken çektiğim bilanço dip çizgisinin hemen altına taze bir umutla beni heyecanlandıran bir “yapılacaklar listesi” eklemiştim. Sizlerle paylaştığım için listeyi siz de biliyorsunuz.

Yıl hızlı başladı, malum eğitim sezonu. İş yoğun bir biçimde devam ediyor. Bu yoğunlukların arasında vakit buldukça keyifle seçtiğim bir düzine kitaptan seçmece okumalara devam ediyorum.

takımMükemmellik ana temalı bir kitabı okurken birden çarpıcı bir saptama karşıma çıkıyor.

“Yapmamaya karar verdiklerin büyük olasılıkla yapmaya karar verdiklerinden daha önemlidir.”

Yapacakların güzel de , bir de yapmaman gerekenler var. Yapması gerekenleri yaptığı için başarılı olan biliyorum ama yapmaması gerekenleri yapmadığı için başarılı sayılan çalışan hatırlamıyorum.

 

Zaman ve Enerji Çalanları Engellemek

Hiçbir şeye yetişemediğiniz oluyor mu? Aklınızda, olması ve yapılması gereken onlarca madde.

Siz takibi bıraktığınızda geriye giden-yapılmayan işler?  Sürekli sorun getiren tipler , sonu gelmeyen kontrol noktaları. Sinir bozucu sorular ve karar bekleyen suratlar.

Enerjimiz tümü, hepsini tamamlamaya, üstesinden gelmeye yetmiyor-yetmeyecek.

Gerçekten yardıma ihtiyacı olan, birilerinin akıl edip üzerinde iş alması gereken mahluklara dönüşmek üzereyiz.

Yakında dizi oyuncusu gibi tükenmişlik sendromuna yakalanmamız mümkün.

Üstelik kendi işimizin yanında ekibe motivasyon vermesi, desteklemesi, hatalarını hoş görmesi, sabırla yola devam etmesi gereken yine biziz.

İşin en acıklı yönü de bizi motive eden şey yine biziz. ( olmak zorundayız )

Hepimizin, ( hem de acil olarak ) sistematik, çok yüksek öncelikli ,  “yapılmaması gerekenler” listesi içeren bir yönetim sürecine ihtiyacımız var.

Yapılması gerekenler üzerine odaklandığımız kadar yapılmaması gerekenler üzerine odaklanıp listeyi canlı tutabilirsek belki de daha yaşanabilir bir iş hayatımız olabilir.

Listeyi hem kendimiz hem de ekibimiz için oluşturmalı ve canlı tutmalıyız.

Zamanımızı ve enerjimizi çalan görev , süreç , iş kırıntıları , insan  ne varsa kendimizden uzak tutmalı , uzak tutacak yöntemleri geliştirmeliyiz.

Vazgeçmeliyiz, her şeyin hepsini ( üstelik bu hızda ve vadede ) istemekten vazgeçmeliyiz.

Biraz Rahatlamak

Mükemmeliyetçi bir ruh , bir kafa her şeyi ciddiye alır. Her şeyin onun istediği gibi olması için her şey üstlenebilir yada olmadığını görünce kendini mutsuz edebilir.
Bu mükemmeliyetçi tavır aynı tavrı sergileyemeyen ve mükemmel ( tam size göre – sizin gibi düşünen ) olamayan astlarınız tarafından çok güzel kullanılır. Nasıl olsa hiçbir zaman size yaranamadıkları için aptal taklidi yapmaya başlarlar. İçten içe “madem çok biliyorsun otur yap” tavrı gelişir, alınması gereken her karar ve inisiyatif için eleştirilmek korkusu ile size gelmeye başlarlar. Siz de her şeye karar vermesi gereken adam olarak hep çok yoğun olursunuz.

Birden kendinizi (aklınızın bir köşesinde sıra bekleyen önemli işler dururken) iş güvenliği ayakkabısının rengini seçerken bulursunuz.

Halbuki biraz rahatlasak!

Yukarıda bahsettiğim “yapılmayacaklar listesinin” başına “aslında benim karar vermem gerekmeyen şeyler – asla bana getirilmemesi gereken işler” başlığını eklesek , çıkan ( bize göre mükemmel olmayan ) sonuçlar için de “bazı işlerin mükemmel değil , yeterince iyi yapılması yeterlidir” diyebilsek.

En değerli kaynağımız zaman , 160 kilometrelik bir yolun her metresi mükemmel olmak zorunda değil , önemli olan yolda olmak , ilerlemek.

Kendimizi bazı işler için heba etmememize gerek yok.  O tür işler için “yeterli seviyede yapsak olur” sınıfında yer açmak daha akıllıca.

Öyle olunca arkaya yaslanıp “gerçekten mükemmel olması gereken” ,  bizim aynamız olacak , bakıp bakıp mutlu olacağımız işlere daha fazla zaman kalır belki.

Bu konudaki önerilerim :

  • Hiç kimsenin sizi rahatsız etmediği-edemediği , belki de boş boş oturup kafa toplayabileceğiniz  zaman aralıkları yaratın. ( Örneğin 08:00 – 10:00 gibi ) En kaliteli zaman sizin olsun. Bu, belirli aralıklarla tam bir gün olursa ne ala.
  • Önemsiz işlerin sizden önce birileri tarafından elenmesini ve size gelmesini, engellenmesini sağlayın.
  • Kapıya ( kapılara : telefon , sosyal medya vb dahil ) bir engel koyun. Herkes istediği anda abuk subuk her konuda size ulaşamasın.
  • Aklınızı kiralayıp keyfine bakan astlara ( eşlere , iş arkadaşlarına falan da iyi gider ) esprili bir dille geri bildirimde bulunun. Onlara inisiyatif almaları konusunda beklentilerinizi net cümlelerle anlatın. Bu konuyu lütfen bir daha bana getirme deyin. Hatta karşınıza koyduğunuz bir tahtaya “Sedat Bey bir daha bana ayakkabı rengi sormayacak , Aslı Hanım kalemlerin markasını bana sormayacak” yazın.
  • Kendinize akıllı ,  akıllı , ve yine sizi ( sizin koyduğunuz öncelikleri size hatırlatarak )  ve zamanınızı yönetecek akıllı bir asistan bulun. Buna imkanınız yoksa bu işi siz yapın , buna zaman ayırın.
  • İnsanların kendi ürettikleri sorunları çözmeyin. Çözmek için uğraşmayın. Bazıların sorun sever , çözerseniz yenisini üretir. Sadece sorunu yansıtmamalarını sağlamaya çalışın , olumsuz etkileniyorsanız kaçın.
  • Mantıksız yargıları-olguları mantığınızla çözemezsiniz , uzak durun.

Son Söz :

Gereksiz taramalara girmeyin. Oğuz ARAL

Yorum bırakın

*

Sonraki MakaleKolaylaştırıcı Liderlik - Enabler Olmak